DOLAR

33,0896$% 0.12

EURO

36,0276% 0.08

STERLİN

43,0384£% 0.15

GRAM ALTIN

2.562,83%0,07

ÇEYREK ALTIN

4.139,00%0,26

Kahramanmaraş AÇIK 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bekir Doğan

Bekir Doğan

02 Temmuz 2024 Salı

Bizi Duyan Olur mu ?…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

20 gün önce yazdım: Bizi huzurlu ve rahat bırakmayacaklarını söyledim.. sebebini uzun uzun yazdım.. (arşivdeki yazılarımda okuya bilirsiniz..)
Biz çok hızlı gaza gelen ! Ne oluyor ? Demeden : hemen vuran öldüren bir toplum yapımız var.. bunun acı faturasını Maraşlı 1978 de ödedi..
Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan yaklaşık 3 yıldır süren gizli veya açık Suriye görüşmeleri sonunda ; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşir Esat bir masa etrafında oturma için Şam ve Ankara anlaştı.
Bunun anlamı şu idi : Türkiye deki Suriyeliler evlerine dönme imkanı sağlanacaktı.. Herkes daha huzurlu olacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü korunacaktı.. ama buna ne İsrail nede hamisi ABD izin vermeyeceğini ben çok önce yazdım..
Kayseri de ferdi bir olayla : ortalığı yakıp yıkan savaş havası estirenler, karşılığı Suriye de Türk Tır Kamyonlarına saldırma ve Türk Bayrağının yakılması olayı ! Tam İsrail ve ABD istediği gibi plan işliyor..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti dimdik ayakta ve suçluların cezasını Türkiye de , Suriye de veriyor ken, biz hakim, savcı polis, askercilik oynamaya cezayı biz kesmeye çalışırsak, bu bizim isteğimiz değil ABD ve İsrail isteği olur onlara hizmet etmiş oluruz.. bedelini de biz öderiz bunu sakın unutmayın ! ..
Suriye de iç savaş çıktığında Kahramanmaraş Zengin Suriyeliler gelmişti.. güzel para harcıyorlardı.. dedi kodu ile Kahramanmaraş’ta olay çıkardılar.. Suriyeliler önce Ankara ‘ya ordan da Almanya’ya gittiler.. Zengin Suriyeliler Almanya ekonomisine can verdi.. Kazanan Almanya oldu.. Fakir Suriyeliler bize kaldı.
Bugün Türkiye de Polisimiz, Askerimiz Hakim ve Savcımız dim dik ayakta suçluya gereken cezayı anında veriyorlar..
Suriye de 100 bin Özgür Suriye Ordusu , Türk ordusu kamu kurum ve kuruluşları dim dik ayakta ve suçluların cezasını anında kesiyorlar..
Kayseri de Ferdi bir olay, Suriye de 3 şehirde toplam 500 kişi Türkiye eylem yapıyor , bir Türk Bayrağını yakıyor, bir Türk Kamyonlarını taşlıyorlar, hepsi Özgür Suriye ordusu tarafından yakalandı.. şu an ifadeleri alınıyor..
ilk sonuç sabah namazı aldığım bilgi: işin arkasında İsrail ve ABD var !
Önümüzde zor bir süreç var 4 yıl var başımıza çok çorap giydirilecekler aman ha diyorum : siz olaya karışmayın , görevi devlette bırakın..,
1978 Maraş olaylarında, Suriye olaylarında aynı film biz iki kere izledik aman dikkat diyorum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti , Askeri Polisi, Hakimi, Savcısı görev başında iken haklı olduğunuz halde haksız duruma düşmeyin sonra sizlere yazık olur, ülkemize yazık olur boş yere canlar yanar !
Bu konuda bizi duyan olursa, komşunuza söyleyin !..
Bedava cezaevinde yatmayalım Polisimiz, Askerimiz gereğini yapar siz evinizde oturun ve izleyin gaza gelmeyin diyorum sevgili okurlarım !
İyi günler

Devamını Oku

Keçi İle Kurban Sohbeti

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mazlum Bakışma- Aslı ile Kerem Gibi !
Elimde değil, hayvanı, insanı, kurtları kuşları, ağaçları, dağları , doğayı çok severim güzeli görünce dayanamam ağlarım.. bende böyleyim..
Sosyal Medya da Eşref Şekerli ağabeyin oğlu Yavuz Selim ile Kurban Sohbeti , onları dinleyen keçi ! Mazlum bakışı !.. Sanki Aslı – Kerem gibi bir birine bakıyorlar Eşref Şekerli kardeşim ile görüştüm, oğluna niye kurban kestiğini anlatmış keçi ile helalleşmişler !..
O bakışlarla ben olsam asla onu kurban kesemezdim öyle tatlı bakışı var ki ! Allah’ın emri Vacip ibadet Kurban Kesmek zorundayız ! Onun için ben Kurbanı ya aldığım yerde bırakırım kesilirken görüm ya da vekalet vererek kestirim , aramızda bir duygusal bakış olursa dayanamam:
Eşref Şekerli ağabey Oğlu Yavuz Selim’e ve Keçiye anlatıyor !.
Kurban Bayramı nedir ?
Kurban Kesmek Vacip bir ibadet ama niye Kurban Kesiyoruz ?
İbrahim Aleyhisselâm, seksen altı yaşında bulunduğu sırada , İsmail Aleyhisselâm, Hz. Hâcer’den doğdu. Yüce Allah; İbrahim Aleyhisselâm’a, Hz. Hacer’le İsmail Aleyhisselâm’ı, Belde-i Haram’a götürmesini vahy etti.


İbrahim Aleyhisselâm; Hz.Hâcerle İsmail Aleyhisselâmı görmek istediği zaman, sabahleyin, Şam’dan, Burak’a biner, gün ortasında Mekke’ye gelir. O gün, Mekke’den kalkar, geceyi, Şam’daki ailesi yanında geçirirdi.
İsmail Aleyhisselâm, yedi yaşına bastığı sıralarda, İbrahim Aleyhisselâm, Şam’daki evinde uyurken, rü’yasında, oğlu İsmail Aleyhisselâmı, kurban ettiğini görmüştü. Hemen Burak’a binip Mekke’ye geldi. Onu, annesinin yanında buldu. İsmail Aleyhisselâma:
“Oğulcuğum! Bir ip ve büyük bir bıçak al. Sonra, şu vadiye gidelim ” dedi. Rabb’inin, kendisine emrettiği şeyden hiç bahsetmedi.
Baba-Oğul Şı’b Vadisine doğru yöneldikleri zaman, şeytan, bir adam suretine girip, Allah’ın emrini yerine getirmekten vaz geçirmek için, İbrahim Aleyhisselâmın yolunu kesti:
“Ey ihtiyar! Nereye gidiyor ve ne yapmak istiyorsun?” diye sordu.
İbrahim Aleyhisselâm:
“Şu vadiye gidip oradaki bir işimi görmek istiyorum!” dedi.
Şeytan:
“Sen, her halde, İsmail’i boğazlamak istiyorsun!?” dedi.
İbrahim Aleyhisselâm:
“Sen, hiç bir babanın, çocuğunu boğazladığını gördün mü?” diye sordu.
Şeytan:
“Evet, O baba sensin!” dedi.
İbrahim Aleyhisselâm:
“Ben, çocuğumu, ne için boğazlayacak mışım?” diye sordu.
Şeytan:
“Sen, bunu, Allâh’ın, sana emrettiğini sanıyor ve söylüyorsun!” dedi.
İbrahim Aleyhisselâm:
“Eğer, Allah, bunu, yapmamı, bana emretti ise, Allah’a boyun eğip onun emrini yerine getirmeyi, uygun bulurum!” dedi.
Şeytan:
“Vallahi, sanıyorum ki: Şeytan, rü’yanda, sana gelip şu oğlunu, boğazlamanı, emretmiştir. Sen, onu boğazlamağa gidiyorsun!” deyince, İbrahim Aleyhisselâm, onun, şeytan olduğunu anladı:
İbrahim Aleyhisselâm: Yerden taş alarak şeytana attı gözünü kör etti ve Hacı şeytan taşlaması buradan kaldı..
İbrahim Aleyhisselâm: Cebrail Aleyhisselamın getirdiği koçu kurban eden İbrahim Aleyhisselâm: böylece Kurban Bayramı ve Kurban Kesme ibadet oldu.
Bundan sonra Keçi ile Helalleşen Eşref Şekerli kardeşim Kurban İbadetini yerine getirdi.
Yazımın sonunda : kardeşliğin artmasına vesîle olması niyâzıyla, bir Fâtiha-i Şerîfe, üç İhlâs… okuyalım kardeşlerim.. Bugün Kurban Bayramı Kardeşlerim..
Hayırlı Bayramlar !..

Devamını Oku

Söylemem, yemin olsun!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Akıl erdiğim günden bugüne, üstüne 6 Şubat Asrın Felaketi tuz biber olunca ahrete intikal eden dostlar, yüreğime bir sızı düştü, söylesem mi? Söylemem, yemin olsun size dostlar… Yemin olsun, söylemem!

Belimizi büken var! İnsan olmadıktan sonra, dünya malı senin olsa ne ki? Güvenme dünyada malına, 6 Şubat’ta bırakıp gidenlere bak, hepsi burada sahipsiz kaldı!

İnsan olabilecek miyiz? Birine selam verebilecek miyiz? Acep insan mıyımız dostlar? Sorarlar bana! Halimden anlamaz cahiller, nokta, virgül, büyük küçük harf hatasını arar, sorarlar bana! Her biri bir yandan yorarlar beni, söylemem, yemin olsun, kim olduğunu söylemem!

Adem (AS)’dan bugüne döndü gitti hak yolunu övenler, sövenler, kimi cennette, kimi cehennemde, pişman olup dizlerini dövenler. Bir lokmaya yüz yine bana sövenler, Ah Bekir diye ararlar, sorarlar bir gün beni, ama bir Bekir Doğan daha gelir mi? Bilinmez!

Uzaktan bir ses: Büyük usta Neşet Ertaş “Yalan dünya” diyor, aşık Mahsuni Şerif, “Felekten boğazıma bir el değdi,” diyor, Abdurrahim Karakoç “Lambada titreyen aleve üşüyor,” diyor. Selahattin Cesur “Aşk mahkumlarına af yok mu yarabbi,” diyor. Ali Ekber Çiçek “Gönül gel seninle muhabbet edelim,” diyor. Musa Eroğlu “Bu dünyanın direği yok,” diyor. Seyfettin Sucu “Öleceğim bir gün,” diyor. Kazancı Bedih “Mevlam bir çok dert vermiş, beraber derman vermiş,” diyor. Bedri Karahan “Cümbüş mahallenin üç güzeli,” diyor. Kahtalı Mıçı “Damımıza damınıza kar yağdı,” diyor. Halit Arapoğlu, “Belimi büken var.” Nuri Sesigüzel, İbrahim Tatlıses, Kenan Temiz, Yıldıray Çınar, Bediha Akartürk, daha birçok ustanın sesi kulaklarımda çınlar: Önce bir gazel, sonra, Maraş Maraş derlerde bu nasıl Maraş, Alkızıl kan içinde can veren gardaş, yoldaş kak gideyim, kalk be gardaş evimize gidelim, köyümüze gidelim, yolumuza gidelim… Gidenler bir daha gelmiyor, söylemem, yemin olsun!

Mehmet Bozdoğan, Hilmi Şahballı bize selam yok mu diyor? Şöyle hafızamı yokluyorum, yüzlerce yazar, şair, ses sanatçısı, Aşık Yener, Engin Nurşani, Dilber Ay kul Ahmet ile noktayı koyuyorum.

Meyrik, Mihriban ile aşk, sevda gök yüzüne yükseliyor. Kuş sesi arasında yürürken kuşlar bana bu türküleri söylüyor bugün, söylemem, yemin olsun!

Sabah yürüyorum, selam verecek biri dost yok, bir tanıdık yüz yok. İçime bir gaflet bastı, köşe yazıma nereden başlayacağımı bilemiyorum. Gel, halimi sorma bana, ben bende değilim bugün! Bugün gardaş (kardeş) yürüyecek dostum yok bugün!

Hey azizler: Dünya malına güvenme, çünkü sana, bana kalmaz! Gel, selam ver gardaş, bu mutluluk sana, bana kalmaz! Adem (AS)’dan bugüne ölenlere bak, 6 Şubat’ta malını, altınlarını, parasını bırakanlara bak, düşün bu halini kimseye söylemem, yemin olsun!

Seher yelinden geldi içime büyük hazine! Her cana düşer bu sancı, bir gün öleceğim, bir gün ölünce mezar taşına garip yazın. Yemin olsun, söylemem, yüreğime düşen ateşi, göz yaşımı akıtan zalim kulu! Ne diyeyim, ateş yaksın böyle zalim kulları, isteseydi devirirdim dağları, bertize tünel bile kazardım! Belimizi büken var, boş yollarda yürürken zorumuza giden gördüklerim var, içimdeki acı ile isyanım var, söylemem, yemin olsun!

Geceden kalan: Boş şişeler, parklarda çöpler. Bir elinde kadeh var, başında topuz saçı, sakalına bakarsan cami imamı! Ne diyelim, söylemem, yemin olsun.

Bir zar attım ömrümün tümüne, düşeş gelir mi? Bilmem… Ağlamayı derman bilirim. Dünya fâni, bir gün ölürsün, canım yürü be, yürü be, taptumun ucundan tutar mısın, bilmem! Gördüklerimi söylemem, yemin olsun!

Kendini bilmeyen, canım, halkı ne bilsin? Hele bak şu aynaya, yüzün yüze benzer mi? ta sabahtan uyumuş, gözün göze benzer mi? Vay o boyun devrilsin, özün bize benzer mi?, meyhane düşkünü , şaşkını söylemem yemin olsun..
Ben artık seyredemem oy devrilesi boyunu , Zalimin zulmu varsa ey mazlumun Allah’ı var Ahım seni kör eder vallahi billahi seni zalim ismini söylemem yemin olsun..
At ölür meydan kalır yigit ölür şan kalır Kör olası dünyada can gider zaman kalır can gider zaman kalır, bir gün viran olur yıkılır bu haneler baykuş konar rüzgarın ugultusu kalır ama söylemem yemin olsun..
iyi günler

Devamını Oku

Mehmet Beşen ve Danışman !

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Siyaset dünyasının vazgeçilmezlerinden biri de “Danışmanlık” kurumu değil midir? Aslında “Atanmış danışmanlar”ın yanında biz köşe yazarlarından oluşan “Fahri danışmanlar”ı, ya da “Köşe yazarı”nı da hesaba aldığımızda, danışılanların danışanlardan kat kat kat fazla hataların yapıldığını görüyorum..
Gazeteci Arkadaşımız İsmail Koyuncu ile dün Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine bir dizi ziyaretlerde bulunduk..
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan vekili Mehmet Beşen, namızımı çeken ziyaretimiz olunca ona biraz içimizi döktük..
Mesele Kahramanmaraş meselesi : Şahsi bir işimiz yok..Köşe yazarları olan bizler mesela geçmişteki Kamu kurumlarındaki diyaloglarımızla bugüne bakıyoruz arada dağlar kadar fark var..
Aklıma şu : Bir İspanyol atasözünde “Savaşa giden veya evlenmeye hazırlanan kişilere asla nasihat etmeyin” denilmez mi?
Niyeti anlamak
Nasihat edeceğiniz ve tavsiye vereceğiniz kişinin neyi niyet ettiğini anlayarak ona uygun şeyler söylediğinizde, sözleriniz daha etkili olur.
Bizde diyoruz ki : Kahramanmaraş hizmet ise maksat , bir basın danışmanı tutun, daha çok güzel hizmetler yapın..
Bu şehirde 44 yıllık basın hafızasıyım, görmediğim köy, ayak basmadığım bir metre kare toprak kalmadı bir defa da bizi dinleseniz ne kaybınız olur..
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her alanda danışmanı var, sağlıkçısı var, gazetecisi var, esnafı var, hukukçusu var var oğlu var.. ekonomi danışamın var hemde bir tane değil çok fazla var..
Niyet etmek yetmiyor
Tabii ki bir şeye niyet etmek, onu gerçekleştirmeye yetmez. Demokratik Siyaset hayatında ortak akılı kullanmak, Ankara dan gelecek paraya bakma yerine şehrin yerli kaynaklarını üreterek para kazanma dönemi bu dönem..
Sözü geçen geçene
Yani biz köşe yazarları ne kadar barış, uzlaşma ve diyalog öneren tavsiyelerde bulunursak bulunalım, filli gerçekler bunları etkisiz kılmakta… Bu arada fahri danışmanların yani köşe yazarlarının unutmamaları gereken şu gerçeği de hatırlatmalıyım:
Bıkmışlar
Vatikan Afrika’daki bir yamyam kabilesini Katolik yapması için bölgeye bir misyoner göndermiş. Aradan bir süre geçince misyonerden haber gelmez olmuş. Vatikan bir diğer misyoneri daha, önce gidenin akıbetini anlaması için yola çıkartmış. Bu yeni misyoner yamyam kabilesini bulmuş, kabilenin şefine “Size bir misyoner göndermiştik, şimdi nerede o” diye sormuş.
Kabile şefi “Bize o kadar çok nasihat etti, o kadar çok tavsiyeler verdi ki ki, sonunda bıktık yedik onu” diye cevap vermiş.
Ne diyelim dostlar , bizi anlayan biri çıkar diye bekliyorum.. Mehmet Beşen ağabey anladı ise mesele yok..
Biri yemez ise
İyi günler

Devamını Oku

Selim Cüce . Niye Seçim Kazandı ?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu şehir de öyle değerler var ki ! Onları görmek için göz gerekli !
Şehrin yakın tarihi hafızası var , onları tanıya bilmek için sohbet gerekli !
Biz : Kılık kıyafetine, Saçına Sakalına bakar hüküm veriz o kişiye !
Zengin kişi ise : Buyurun efendim, Buyurun ağabeyim deriz !
Fakir ise : o ne bilir , bir bildiği olsa bir yere gelirdi ! Deriz.. aklı ile dalga geçiriz. Biz Maraşlıyız Ortak Aklı kullanamayız !
Bu şehrin 50 yıllık yakın tarihini bilen hafıza var ! Belediye Başkanı veya bir şirketimiz bunu danışman yapayım demez ! Çünkü o kendini akıllı sanır her şeyi ben bilirim der oysa bir danışman o kadar çok şey katar ki bir bunu göre bilseler.
Biz 31 Mart öncesi : köşe yazımızda yazdık arşivde var merak eden okuya bilir.. CHP’ye Pazarcık, Ekinözü, Nurhak Hayırlı olsun dedik..
Yeniden Refah Partisine : Göksun, Türkoğlu, Dulkadiroğlu hayırlı olsun dedik..
Özellikle Göksun Belediye Başkanı Selim Cüce için : Göksun aday olmadan hayırlı olsun dedik..
Belediye Başkan Adayları belli olmadan Gazeteci Dostlarla Göksun Ziyarette bulunmuştuk.. Selim Cüce başkana, Bağımsız, veya bir partiden aday olması halinde seçimi kazanacağını söyledik ve o gün hayırlı olsun dedik.. Ziraat Odasındaki sohbetimizde.. bugünleri konuştuk.. görülen köy kılavuz istemez !..
Selim Cüce Seçimi Niye Kazandı ?
Ya da biz bunun böyle olacağını nereden bildik ?
44 yıllık şehir de gazetecilik mesleki birikimimiz var , biri bizi basın danışmanı olarak anlaşsa biz nasıl yapılacağını çok fazlasını da söylerdik.. Bugün Kahramanmaraş tüm ilçelerinde ve il merkezinde her noktada altın darphanesi var ama belediye başkanları bunu göremiyor ! Ne yazık ki !
Sorarlarsa söyleriz , kendilerine altını gösterim.. Şehrin her yerinde kaynak var emin olun Ankara dan gelecek paraya bile ihtiyaç yok..
Selim Cüce ile 1982 yıllarda tanıştık, Kuyumcu selim
Yiğit namı ile anılır, Kuyumcu Selim, kendisine telefon açana buyurun ben kuyumcu selim diyor bugün halen ! Bu bir fark görenlere..
Bana oy vermeyen insanların niye gönlüne giremedim , demek ki daha çok çalışmak gerek diyerek 1982 den beri yaptığı gibi gönüllere girmeye devam ediyor.. hasta ziyareti, düğün, nişan, cenaze sektirmiyor..
Selim Cüce Seçimleri bu sebeple kazandı.. Bugün önümüzdeki pazar günü seçim olsa yüzde 90 ile seçimi kazanacağını Göksun sokaklarında gezince gördüm , Selim Cüce gönüllere girmeye devam ediyor, ama Siyasi Partilerin kibir abidesi yöneticileri bunu göremiyorsa ben ne diyeyim..!
Selim Cüce başkanı göremeyenler Bekir Doğan’ını da göremiyorlar.. onların doğruları var kibir abidesi olarak görüyorlar..
Selim Başkanım bir gören çıkar diyelim, Gören gönüllere girmeyi Selim Başkandan öğrenir diye bekliyorum..
İyi günler..

Devamını Oku