DOLAR

32,3528$% 0.13

EURO

34,4832% -0.63

STERLİN

40,3216£% -0.65

GRAM ALTIN

2.435,09%-1,04

ÇEYREK ALTIN

4.154,00%-1,32

Kahramanmaraş HAFİF YAĞMUR 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mehmet Akpınar

Mehmet Akpınar

09 Kasım 2023 Perşembe

GAZZE TURNUSOL KAĞIDI

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Küfür üzere yaşamanın, insanlığa zulmetmenin sonu hüsran…

Kafire, zalime alkış tutmanın sonu cehennem…

Yahudiliğe, hristiyanlığa özenmenin sonu ateş…

Gösterişin, günahın, kula kulluğun sonu kocaman bir hiç…

Ne mutlu, Allah’ı dost edinenlere…

Ne mutlu, Muhammed (a.s)’ı rehber ve lider edinenlere…

Ne mutlu, O’nun izinden gidenlere…

Ne mutlu, müminleri dost olarak bilip, onlara yardıma koşanlara…

Gözümüzün önünde GAZZE var…

Cayır cayır yanıyor…

“Küfür tek millettir” düsturu herşeyi ortaya koyuyor…

Amerika, İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya ve onların kuklası olan arap ülkeleri hepsi beraber birleştiler, seyrediyorlar…

İran’da, üstü kapalı yapılan zulümleri ve soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor, her zamanki gibi…İran ve kuklası Hasan  Nasr’ın;”Bize saldırırlarsa günlerini gösteririz” açıklaması bile, kargaları güldürüyor…

Sanki GAZZE farklı bir dünyanın vatanı…

Yıllardır küfrün ve zulmün ortağı olmaya devam ediyorlar…

Afganistan’da, ehli sünnet müminlere karşı, Amerika’yla beraber kolkola savaştılar…

Irak işgalinde, Amerika’yla beraber ehli sünnet müminleri öldürdüler, tecavüzler işlediler…

Suriye’de, Müslüman kanı döktüler ve dökmeye de devam ediyorlar…

Öncesinde nasıl Osmanlı’ya düşmandılarsa, şimdilerde de aynı şekilde İslam dünyasının baş belası bir devlet olma yolunda ilerlemeye devam ediyorlar…

Gösteriş, göz boyama, her türlü yalan ve entrika, takiyyenin her türlüsü, bunların ana karakteri…

Türkiye, Katar, Pakistan, Yemen, Afganistan gerekli destekleri veriyorlar hamdolsun…

Gazzeli Mücahid Ebu Ubeyde’nin son sözleri gerçeği ortaya koyuyor;

“İslam dünyasının korkak liderleri, Gazze’de ölenler için üzgün olduklarını söylüyorlar.

Siz onlara üzülmeyin, onlar şehit oldu, Allah katında rızıklandırılıyorlar.

Asıl kendi halinize ağlayın.”

Aslında tüm mücahit liderlerin ortak sözü budur…

Bakınız geçmişte Afganistan komutanlarından Gülbeddin Hikmetyarın sözü de aynı minvaldeydi:

“Bizim mücahide ihtiyacımız yok,

Sizin cihada ihtiyacınız var.”

Mısır firavunu Enver sedatı öldüren, Mısırlı mücahit Halid El-istanbuli’de idam sehpasına gitmeden önce, zindanda iken, kendisine üzülenlere, gönderdiği mektubunda şöyle cevap yazıyordu;

“Benim halime üzülmeyin, ben rabbime kavuşuyorum.

Kendi halinize üzülün.

Zalimlerden yaşama hakkı dilenen, zalimlerle dost olarak yaşayanlara üzülün.”

Mümin, dünyaya bir kere gelir…

Bizler Allah’a iman etmiş insanlarız…

Her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya devam edeceğiz…

Doğruluk üzere ve dürüst bir insan olarak yaşamaya devam edeceğiz…

Yalan üzere, gösteriş üzere bir yaşam, müslümanın yaşam biçimi olamaz…

Allah’ın emrettiği gibi, peygamberimizin ve sahabei kiramın yolunda yaşamaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz…

Rabbim tüm şehitlerimize rahmet eylesin…

Selam ve dua ile kalınız…

Mehmet AKPINAR

09.11.2023

Devamını Oku

AMSTERDAM GEZİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Burası Avrupa ; Amsterdam ; denizin üstünde üretim yapıyorlar…

Necip Fazıl Kısakürek üstadımız nakşetmiş;

“Elalem uğraşıyor, fethetmeye merihi,
Biz ise cebimizde kaybettik güneş dolu tarihi”

Bende dalmışım uzaklara…

Hey koca Osmanlı; Avrupa’ya temizliği, üretmeyi, bilim ve teknolojiyi öğreten Osmanlı…

Sen gittin gideli öksüz kaldı Filistin …
Yetim kaldı Kudüs…

Sen gittin ve ibni sinamızı kaybettik; tıp ilmiyle beraber…

Sen gittin ve biz Mimar Sinan’ı kaybettik; mimari sanatıyla beraber…

Ve sen gittin ey Osmanlı; Huzeyfe hala dönmedi yüzünü…

Ve sen Osmanlı; geri gel artık…

İhtişamınla gel; yüzleri gülsün mazlumların…

Mimarinle gel; gözümüze aydınlık gelsin…

Sevginle,saygınla gel ki; Bizans sana hayran kalsın…

Ve Bizans “İstanbul’da bizans külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz” desin…

Gel ki; Kervansaraylarında karnını doyursun misafirler…

Gel ki; göç mevsimi geldiğinde, göçmen kuşlar konaklasın yurdunda…

Gel ki; Her derdine derman olsun, insanlığın sağlığına Akşemsettin…

Gel ki; seher vaktindeki dualarımız geri gelsin…
Gel ki; ben siftah yaptım, komşum siftah yapmadı; ondan alışveriş yapın diyen esnafların çoğalsın…

Gel ki; yürekleri soğutan ayran sunsun annelerimiz; Anadolu yiğitlerine…

Gel ki; Vatan için süt satan sütçü imam süt sunsun,üşüyen yürekler ısınsın; Kurşun sıksın; bacımın örtüsüne uzanan namahrem eline…

Bosna’ya gittiğimde, rehber tarihten bir kesit sundu; Yugoslavya kralı uyuz olur… çaresini bulamazlar. Osmanlı hekimlerine danışırlar; uyuzun ilacı, temizliktir, banyodur cevabını alırlar…
Gurur yaparlar ve bu bilgiyi uygulamazlar…
Sonrasında kral nehirden atıyla geçerken,atını ürkütürler ve kral suyun içine düşer; Böylece kral iyileşir…

O zamanki hristiyanlık inancında; çocukken vaftiz suyuna batırılan insan, ömür boyu banyo yapamaz inancı hakimdir…

Kral kanun çıkartır; yılda bir defa banyo yapmak serbesttir ama bir şartla; banyo bir fıçının içinde yapılacak ve asla suyun bir damlası bile heba edilmeyecek, banyo yapılan bu kutsal su içilecek!!!
Evet Avrupa’ya fenni, ilmi ve bilimi öğreten biz olduk…

Şimdiler de noldu da biz Avrupa’yı örnek almaya başladık…

Şimdilerde;
İzzet onlarda; İslam ülkelerinden göç var Avrupa’ya, fabrikalarında çalışmak İçin…

Zenginlik onlarda; Antalya’da otellerimiz Avrupalı dolu; para var, huzur var; tatil yapıyorlar…

Temizlik onlarda; Yollar, parklar tertemiz…

Sağlık onlarda; İspanya’da kadınlarda yaşam süresi; 86, erkeklerde; 80…

Gel artık ey Osmanlı ve huzeyfe dönsün yüzünü bize…

Gel artık ey Osmanlı ve bir mektubunla Fransa’daki piyes (peygamberimizi hafife alan) yasaklansın…

Uzaklara dalmamızın sebebi budur…

Düşünceli oluşumuzun sebebi budur…

Dünyaya dair değil yani hüznümüz ve kaygılarımız…

Selam ve dua ile kalın…

Mehmet AKPINAR

Devamını Oku

BİRLİK, GAYRET VE SAMİMİYET

0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”

Bizler çalışmak ve mücadele etmekle mükellefiz, takdir Allah’ındır…

Önemli olan doğru bir yolda verdiğimiz mücadeledir…

Önemli olan, bu uğurda gösterdiğimiz fedakarlıktır…

Sonuç mutlaka bellidir, geride kalan dostlarımızın fedakarlığı veya ihmalkarlığıdır…

Aliya İzzetbegoviç üstadın sözü çok manidardır;

“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

Evet, önemli olan doğrularla beraber olmak ve haksızlığa dur diyebilmek ve de bu uğurda mücadelede yer almaktır…

Nitekim,Selahaddin Eyyubî, Kudüs seferine çıkarken hocası kendisine ‘atının alnında zafer görüyorum’ dediğinde,
‘biz seferden sorumluyuz, zaferden değil’ diyerek,
Önemli bir hakikatı bizlere öğretmiştir…

Biz zaferden değil, seferden sorumluyuz…

Zafer kazanmak amaç değildir, önemli olan, zafer yolunda adım atmaktır…

Bu sebeple, yanlışlardan ve haksızlıklardan sızlanan ve şikayetçi olan tüm insanlarımızı, zaferi elde etmek için meydanlara inmeye, gönüllere dokunmaya, kısacası sefere davet ediyoruz…

Refahı elde etmenin ve kalkınmanın yolu, ayağa kalkmaktan, mücadele etmekten geçmektedir…

Zaman oturma vakti değildir…

Sessizlik, yanlışlara göz yummaktır…

Suskunluk, zulme rıza göstermektir…

Oturmak, haksızlığa boyun eğmektir…

Sözlerimi, Muhammed (sav)’in bir sözüyle noktalamak istiyorum:

“Kim bildiği hakikatı gizlerde, doğruyu söylemezse, kıyamet gününde onun ağzına ateşten bir gem vurulur.”

Selam ve dua ile kalın…

Mehmet AKPINAR
04:10.2023

Devamını Oku

Gözyaşı yetmez

0

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
……
Yol O’nun, varlık O”nun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!

İnsan bu su misali…
Kıvrım kıvrım akar ya…

Diyor ya şair…

İnsan,yeryüzüne gönderildikten sonra rabbini unutan varlık…

İnsan bu, yeryüzünde herşeyin hatırını sayıpta,rabbine teşekkür etmeyen varlık…

İnsan, bir fincan kahveye teşekkür eder de,niçin rabbine itaat etmez…

Tarihte de bu böyle olmuştur…

Çağları bir hatırlayalım…

Nuh Aleyhisselam bile ailesinden ve sevdiklerinden ayrılmıştır…

Ailesi ve sevdikleri tek tek dökülmüşler ve Allah’a isyan yolunu tercih etmişlerdir…

Allah’ın peygamberi ise, Allah yolunu tercih etmiş ve Allah’ın emri gereği sevdiklerinin yanını değil, Allah yolunda devam etme kararı almıştır…

İbrahim Aleyhisselam da aynı yolun yolcusu olmuştur…

Zorda olsa, tüm Allah yolunun yolcuları, Allah’ın dostu olarak yaşamışlar ve Allah yolunun kölesi olmuşlardır…

Müminler olarak ta bizim yolumuza birçok engeller çıkacaktır,sabretmeliyiz ve bu engellere takılmadan ve dökülmeden, Allah’a giden yolda, tek başımıza kalsak bile, dünyaya ve dünyalıklara aldanmadan yürümeliyiz…

Dosdoğru yolda yürürken, önümüze çok çeşitli engeller mutlaka çıkacaktır…

Bazen bu dosdoğru yürüdüğümüz Allah yolunda, karşımıza, mevki, makam, para, kadın, şeytan ve dostları gibi çok çeşitli engeller çıkacaktır…

Bu durumlarda Allah’a yönelmeli ve vazifemizi yaptıktan sonra asla geriye bakmadan, ileriye doğru ilerlemeliyiz…

Cehennemin yolları iyiniyet taşlarıyla döşenmiştir…

Üstad Mehmet Akif Ersoy da diyor ya:

“Gözyaşı yetmez, neden ter dökmediniz.”

Evet dünya ağlıyacak belki…

Timsahlarda gözyaşı döker…

Necip Fazıl Kısakürek üstadımızda nakşetmiş kelime kelime şiirinde;

“Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim,
Peygamberim: sana uymayan ölçü; hayat olsa teperim!”

Dünyanın ağlamasına aldırmadan, gerçek hayat ahiret hayatıdır deyip,cennete doğru koşmalıyız…

Nitekim, Kuranı Kerim’de bizi yaratan rabbimizin emrine kulak verelim ve düşünelim biraz;

    Ey iman edenler! Şayet inkârı imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi dahi dayanıp güvenilecek dostlar edinmeyin. İçinizden kimler onları dost edinirse, işte kendilerine kötülük edenler bunlardır.
   De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu (kıyameti) gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah günaha saplanmış kimseleri hidayete erdirmez.  (Tevbe:23-24)

Ne mutlu Allah’a dost olanlara…

Ne mutlu Allah’ın emri uğruna dünyayı terkedenlere…

Selam ve dua ile kalınız…

Mehmet Akpınar
21.07.2023

Devamını Oku

NE MUTLU ALLAH YOLUNDA OLANLARA

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayatta dosdoğru olduktan sonra,Allah için karar verdikten sonra, Nuh (a.s) gibi, tüm sevdiklerin peşinden gelmese bile, yeryüzünde tek başına kalsan bile, haktan ayrılmayacaksın, Allah’a giden yolda yürümeye devam edeceksin…

Vazifeni hakkıyla yaptıktan sonra, sadece önüne bakacaksın, arkana asla bakmayacaksın…

Yürüdüğün yol, Allah’ın helal kıldığı yol ise,sadece yürüyecek ve sadece Allah’tan yardım isteyeceksin…

Haksız ve haram olan bir yolda yürümeye devam etmektense,zirve olmaktansa, doğru yolda, doğru kararla, doğru adımlarlarla yürüyüp zerre olmayı tercih etmek, en akıllıca olanı ve Müslümanca duruşun ve yürüyüşün gereğidir…

Necip Fazıl Kısakürek üstadımızda öyle demiş;

Utansın
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

Evet,düşüncen Allah içinse üzülme,hüzünlenme…

Yürüyüşün ve yaşantın Allah içinse, sağlam adımlarla yürümeye devam et, Allah yolunda…

Ve peygamberlerin şu dualarını yaparak ve hissederek,rabbine kavuşmayı bekle;

“Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra, bir daha kalplerimizi caydırma (ayaklarımızı kaydırma), bize katından rahmet ve inayet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.”

“Rabbim göğsümü genişlet ve işimi kolaylaştır.”

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”

Bazı insanlar, sadece serbest ve günah dolu bir hayatı yaşamak için,hakka ve doğruya yanaşmıyor…

Dünya hayatı geçici bir hayattır…

Ahiret hayatı ise, kalıcı ve sonsuz bir hayattır…

Bu sebeple hiçbir doğruyu ertelemeyelim, Allah’ın emrine sımsıkı sarılalım…

Ölüm gelmeden önce Rabbimiz olan Allah’a yönelelim…

Allah’ın tüm emirlerine sımsıkı sarılalım…

Evlerimizde çocuklarımız günahlar içerisinde büyümeye devam ediyor…

Farkında bile değiliz, büyüdükçe büyüyorlar…

Namazdan uzak bir nesil yetişiyor…

Çocuk yaşta kız çocuklarımız, boya ve cilalı bir şekilde ve açık kıyafetlerle caddelerde boy gösteriyorlar…

Sonuç olarakta, ortaya anne ve babasına itaat etmeyen,isyan eden bir nesil ortaya çıkıyor…

Nesillerimiz ne zaman namaza başlayacak,ne zaman dışarda değilde, evinde, sadece eşine karşı süslenecek ve itaat edecekler?…

Ölüm gelmeden önce, yaratıcımız, rızık vericimiz,gözetleyen Allah’ımıza dönme vakti gelmedi mi ?…

Deprem günü bir saniyede düşündüğüm şuydu;

“Ya rabbi, bugüne kadar kimsenin hakkını yemedim,senden başka hiç kimseye kulluk yapmadım, eksiklerim ve hatalarım olsa da senin rahmetine sığınıyorum, beni affeyle, sana geliyorum…”
diyerek dua ettim…

Evet,ölüm anı yaklaştığı zaman, insan Rabbini daha iyi idrak ediyor ve Ona gönülden tam olarak yöneliyor…

Şu mübarek bayram günlerinde tefekkürümüzü ve şükrümüzü artıralım…

Ne mutlu Allah’a yönelenlere…

Bayramınız mübarek olsun…

Mehmet Akpınar
29.06.2023

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.