Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

2025’i Uğurlarken: Bu Yıl Kimin Kaybıydı?

Bu haberin fotoğrafı yok

2025 zor bir yıldı.
Ama bu zorluk soyut değildi; isimleri, yaşları, meslekleri olan kayıplarla doluydu. Bu yıl pek çok sevdiklerimizi toprağa verdik. Ve her kayıp bize aynı soruyu bıraktı: Gerçekten kader miydi?
Bu yıl gençleri kaybettik.
Geleceğini kuramadan, hayallerini ertelemekten yorgun düşmüş gençleri… Kimi umutsuzluğa yenildi, kimi ihmale, kimi de “bir şey olmaz” denilen sistemin çarklarına. Üniversite sıralarından mezarlıklara uzanan bu yol, hiçbir ülkeye yakışmaz.
Bu yıl hastaları kaybettik.
Randevu alamayanları, aylarca sıra bekleyenleri, bir imzaya, bir sevke, bir yatak bulunamadığı için yaşamdan koparılanları… Hastaneler vardı ama şifa herkes için ulaşılabilir değildi. Ve biz buna sağlık sistemi demeye devam ettik.
Bu yıl emeklileri kaybettik.
Bir ömür çalışıp yaşlılığında insanca yaşaması gerekenleri… Geçinememenin, borcun, çaresizliğin yüküyle sessizce eriyen emeklileri. Kimisi ikinci bir işte yorgun düştü, kimisi ilacını ikiye bölmek zorunda kaldı. Kimisi ise yalnızlığa yenildi.
Bu yıl kadınları kaybettik.
Şiddete karşı korunamayanları, “barışın” denilerek eve gönderilenleri, susturulanları… Her kaybın ardından birkaç gün konuşuldu, sonra gündem değişti. Ama evlerde yas bitmedi.
Bu yıl çocukları kaybettik.
İhmal edilenleri, korunamayanları, açlığa, yoksulluğa, istismara teslim edilenleri… Bir çocuğun kaybı, bir toplumun utancıdır. Ve bu utanç, 2025’in hanesine yazıldı.
Bu kadar kaybın olduğu bir yıla “zor bir yıl” demek yetmez.
Bu, hesabı sorulması gereken bir yıldır.
Çünkü bazı ölümler tesadüf değil,
bazı acılar kader değil,
bazı kayıplar kaçınılmaz hiç değildir.
2025 bize şunu acı bir netlikle öğretti:
Bu ülkede yaşamak, giderek daha büyük bir mücadeleye dönüştü. Sabır telkin edildi ama adalet gecikti. Sessizlik istendi ama vicdan susturulamadı.
Yine de buradayız.
Eksilerek, kırılarak, yas tutarak ama hâlâ buradayız.
Ve kalanlar olarak bir sorumluluğumuz var: Unutmamak.
Yeni yıldan mucize beklemiyoruz.
Sadece insan hayatının bu kadar ucuz olmamasını,
bir kaybın ardından birkaç cümlelik açıklamalarla geçiştirilmemesini,
herkes için eşit yaşam hakkını istiyoruz.
Hoşça kal 2025.
Zor bir yıldı.
Ama en çok da kayıplarıyla hatırlanacak.
Recebiye’nin Gönül Köşesi’nden…