Kahramanmaraş’ın Ruhundan Eğitime Düşen Pay
12 Şubat 1920… Bu tarih yalnızca bir şehrin işgalden kurtuluş günü değildir.
12 Şubat, iradenin teslim alınamayacağını, inancın susturulamayacağını ve millet ruhunun her türlü baskının üzerinde olduğunu gösteren bir diriliş günüdür.
Kahramanmaraş’ın kurtuluşu, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yerelden genele uzanan en anlamlı direniş destanlarından biridir.
Bugün 12 Şubat’ı anarken yalnızca geçmişi hatırlamıyor; aynı zamanda geleceği inşa edecek çocuklarımız için bir eğitim vizyonu da konuşuyoruz.
Çünkü tarih sadece anlatılmak için değil, yaşatılmak ve anlamlandırılmak için vardır.
Sütçü İmam’ın attığı ilk kurşun, sadece bir silah sesi değildi; bir milletin haysiyet haykırışıydı.
O gün Maraş halkı imkânsızlıklar içinde büyük bir direniş sergiledi. İşte buradan almamız gereken ilk eğitim mesajı şudur:
Karakter eğitimi, bilgi eğitiminden önce gelir.
Bugün çocuklarımıza yalnızca akademik başarıyı hedef gösterirsek onları eksik yetiştirmiş oluruz.
12 Şubat ruhu bize cesareti, sorumluluğu, vatan sevgisini, dayanışmayı ve onuru öğretir.
Eğitim kurumları olarak bizler sınav başarısını artırırken aynı zamanda milli ve manevi değerlerle donanmış bireyler yetiştirmek zorundayız.
Kahramanmaraş’ın kurtuluşu organize bir devlet ordusuyla değil; halkın kendi inisiyatifiyle gerçekleşmiştir.

Bu durum bize toplumsal bilincin okul duvarlarının ötesinde şekillendiğini hatırlatır.
Aile, mahalle ve kültür ortamı güçlü bir değer aktarım alanıdır.
Eğer eğitim yalnızca diploma ve puan odaklı olursa 12 Şubat’ın ruhunu anlayamayız.
Özgüven, sorumluluk bilinci ve kimlik inşası eğitimin merkezinde yer almalıdır.
Çocuğu ne aşırı korumacı bir fanusta büyütmeli ne de acımasız bir yarışın içine sürüklemeliyiz.
Onu güçlü, dirayetli ve sorumluluk sahibi bir birey olarak yetiştirmeliyiz.
Yerel değerlerine sahip çıkan birey, evrensel vizyona daha sağlam yürür.
Bu nedenle şehir tarihi, yerel kahramanlar ve kültürel miras eğitim programlarında aktif biçimde yer almalıdır.
12 Şubat yalnızca bir anma günü değil; okullarda tartışılması, canlandırılması ve anlamlandırılması gereken bir bilinç günüdür.
Dayanışma kültürü, öğretmen-veli iş birliği ve öğrenciler arası empati okul ikliminin temelini oluşturmalıdır.
Bir nesli kurtarmak, bir şehri kurtarmaktan daha uzun soluklu bir mücadeledir.
Bugün özgürce yaşadığımız bu topraklar bir bedelin sonucudur.
Bu ruhu yaşatmanın yolu ise eğitimden geçer.
Çocuklarımıza kim olduklarını, nereden geldiklerini ve hangi sorumlulukları devralduklarını anlatmak zorundayız.
Bir milletin gerçek gücü silahında değil, yetiştirdiği nesillerindedir.
12 Şubat Kutlu Olsun.
Çağrı Kandemir
